 |
|
|
|
Bu sefer ki Oyun Teorisi konulu
yazımızda sizlere bir kitap tanıtmak istiyorum. “Ortaklaşa
Rekabet” (Co-opetition) Yazarları, Adam M. Brandenburger & Barry
J. Nalebuff. Yazarlar
Scala Yayıncılık tarafından yayınlanan kitapta, İş
hayatında oynamaktan çok daha fazla şeyler yapılabileceğini
ortaya koyan beş kısımlık yeni bir iş stratejisi geliştirmişler. |
|
|
|
 |

Rekabet ve
İşbirliğini Birbirine Bağlayan Yaklaşım: Ortaklaşa Rekabet
Bu strateji, maksimum kâr sağlamak için iş oyununun nasıl
değiştirilebileceğini gösteriyor. Genellikle satranç ve poker gibi oyunlarla
karşılaştırılmasına karşın iş oyunu çok daha farklı. Satranç ve pokerde
birinin kazanması için diğerinin kaybetmesi gerekir. İş oyununda ise birinin
uzun vadeli kârlılık sağlaması için diğerlerinin başarısız olması şart
değildir. Üstelik iş oyununda insanlar kuralları, oyuncuları, sınırları ve
oyunun kendisini istedikleri gibi değiştirebilirler. Intel, Nintendo,
American Express, NutraSweet, American Airlines ve daha düzinelerce şirket,
oyunu kendi yararlarına değiştirmek için ortaklaşa rekabet yaklaşımın
stratejilerini kullanmaktadırlar.
Brandenburger ve Nalebuff, bu şirketlerin öykülerini anlatarak ve oyun
teorisi bilimi üzerine kurulmuş stratejiler formüle ederek, firmalarını bu
yeni zihniyetle tanıştırmak isteyen işadamları için olayların iç yüzünü
anlatan yol gösterici bir kitap yazmışlar.
Biz kitaptan sizlere, “algılama biçimleri özellikle pazarlık sırasında neden
önem taşır” için alıntı yaptık.
Klasik Pasta Paylaşım Problemi ve Teksas Atışı
İki ortak, bir ortaklık kuracakları zaman, genellikle ortaklardan birinin
ilişkiyi bitirmek istemesi durumunda ne yapılacağını açıklayan bir kural
koyarlar. Bu kurala Teksas Atışı denir. İlişkiyi bitirmek isteyen ortak bir
fiyat söyler. Diğer ortak ya diğerinin payını almak ya da kendi payını o
fiyata satmak durumundadır. Siz böyle bir durumda hangi fiyatı seçerdiniz?
Çoğu insan, böylesi bir durumda iki tarafında payını satmak veya diğerinin
payını satın almaktan aynı derecede mutlu olacağı bir fiyat ileri sürmenin
en iyi çözüm olacağını düşünür. Eğer siz işinize 100 milyon Dolarlık değer
veriyorsanız, fiyatı da 50 milyon Dolar olarak belirlersiniz. Diğer ortağın
ne yapacağını bilmiyorsunuzdur, ama bu şekilde pastanın yarısını almayı
garatilemişsinizdir.
Aslında, bundan iyisini de yapabilirsiniz. Nasıl yapabileceğinizi görmek
için, Teksas Atışı’nın çocuk versiyonu olan “Ben kestim, sen seç” oyununu
kısaca gözden geçirelim. İki çocuk kremalı bir pastayı paylaşmak zorundadır
ve ikisi de büyük payı istemektedir. Klasik kural, çocukların birinin
pastayı ikiye bölmesi, diğer çocuğun da hangi dilimi alacağına karar
vermesidir.
Karar hakkı ikinci çocukta olduğundan, alacağı paydan, en az birinci çocuk
kadar mutlu olmalıdır. Bunu aklında tutan birinci çocuk, pastanın yarısından
daha büyük bir pay alamayacağını anlar. Eğer pastayı 60/40 oranında keserse,
büyük dilimi öbür çocuk alacak, küçüğünü kendisiine bırakacaktır.
Dolayısıyla en iyisi, pastayı eşit şeklide ikiye bölmektir.

İki çocuğun da pastayı aynı şekilde algıladıklarını öngören bu durum, çok
basit bir analiz. Varsayalım ki, ikinci çocuk pastanın dış kabuğunu daha çok
sevmektedir ve birinci çocuk da bunu bilmektedir. Bu durumda birinci çocuk
pastayı nasıl keser? Birinci şekilde olduğu gibi tam ortasından kesebilir
ama sağdaki şekilde gösterildiği gibi keserse, kendisi için daha iyi olur.
Ortadaki dilim daha büyüktür, ama kenar dilimde daha çok kabuk olduğundan
ikinci çocuk o dilimi alır. Böylece birinci çocuğa pastanın büyük dilimi
kalmış olur.
Bu dersi, Teksas Atışı’na uygulayalım. Sizin ortaklığınıza verdiğiniz değeri
size göre 100 milyon Dolar, ortağınıza göre ise, 60 milyon Dolar’dır. Doğru
strateji, ortağınızın payını satmaktan da sizin payınızı almaktan da eşit
derecede memnun olacağı fiyatı bulmak ve istediğiniz kararı almasını
sağlayacak bir teşvik primi vermektir. Eğer fiyatı 50 milyon Dolar olarak
belirlerseniz, ortağınızın sizin hakkınızı alması ya da kendi hakkını
satması, sizin için fark etmez. Ama o, kendine göre değeri 60 milyon Dolar
olan ortaklığın yarısını o fiyata almak yerine, kendi payını size 50 milyona
satmayı tercih edecektir. O halde 31 milyon Dolar istemelisiniz. Bu durumda
ortağınız sizin payınızı almak yerine, kendi payını satmayı tercih eder.
Sizde onun payını 50 milyon yerine 31 milyon Dolar’a almış olursunuz.
Ortağınıza küçük bir teşvik priminden daha fazlasını vermek isterseniz, 35
milyon Dolar fiyat verin; hala kardasınız.
Ortağınızın şirketinize ne kadar değer verdiğini bildiğinizi varsaymak,
doğru mudur? Ellbette bunu tam olarak bilemezsiniz, ama genel olarak bir
fikriniz vardır. Unutmayın, bir zamanlar siz ortaktınız, beraber
çalışıyordunuz; ortağınızın işini nasıl gördüğünü anlamak için yeterince
fırsatınız olmuştur. Hatta iki ortak olarak işletmenin değeri hakkında
konuşmuş bile olabilirsiniz. Bir keresinde, bir firmaya Teksas Atışı’nı
kullanarak yardım etmiştik. Ortaklar, firmanın değeri üzerinde anlaşamazlığa
düşerek ortaklığı feshetme noktasına gelmişlerdi. Müşterimiz, yeni
yatırımlar yapmak istiyordu. Ancak diğer ortak, firmanın geleceğinden daha
az umutluydu ve daha fazla para koymak istemiyordu. Diğer ortağın firmanın
değerine ilişkin düşüncesini tahmin ederek, onun payı için gereken miktarı
saptamıştık.
Peki, ya Teksas Atışı yaparken ortağınızın şirketinize verdiği değer
hakkında doğru dürüst bir fikriniz bulunmuyorsa? Bu durumda yapacağı şeyi
öğrenemezsiniz. O zaman ilk yaklaşıma dönün: İşletmenin değeri sizin
açınızdan 100 milyon Dolar ise, kendinizi garantiye almak için 50 milyon
Dolar fiyat koyun ve payını satma ya da alma konusunda karar vermesini
bekleyin. Ancak bu durumda yapılabilecek bir şey daha var. Önce ortağınızın
harekete geçmesi için onu teşvik edin. Bu durumda onun payını almak ya da
kendi payınızı satmak konusunda karar hakkı size kalır. Ortağınız 50 miyon
Dolar’ın altında bir fiyat isterse alın; 50 milyon Dolar’dan fazla fiyat
koymuşsa, satın. Eğer ortağınız 50 milyon Dolar istiyorsa, önce harekete
geçip 50 milyon Dolar istediğiniz durumla aynı konumdasınız demektir. O
halde ortağınızın firmaya ilişkin değerlendirmesi konusunda kendinize
güvenemiyorsanız, önce onun harekete geçmesini sağlayın: Bu durumda zarar
etmezsiniz, ama potansiyel karınızdan da olursunuz.
Teksas Atış’ında, doğru strateji, tamamen sizin algılarınıza bağlıdır.
Algılama biçimi, her zaman fotoğrafın parçalarından biridir. Hatta bazan en
önemli rolü oynar.
|