![]() |
| Ana Sayfa Yazılar | ||
|
|
Hazırlayan: Julia Mandelbort
Bir ‘ insanın ’ yardımına koşmak ve ona yeniden umut vermeyi kurumsal olarak başaran bir adamın eşsiz öyküsü;
Yoksulluğun Bulunmadığı Bir Dünyaya Doğru, Muhammed YUNUS. Doğan Kitap Yayınları.
Sizin için seçtiklerim:
1974 yılında Bangladeş’in açlığın pençesine düşmesi ile ülkesinde bir üniversitede Ekonomi Bölümü Başkanı olan Muhammed Yunus, ders kitabından gerçeğe döner. Yeni baştan öğrenci olup, sorunların gerçeğini anlamak için solucan bakışı ile köylerde öğrenmeyi seçer.
İlk görüştüğü yoksullardan Safiye Begüm’ün bambu tabure yaparak sattığını, tabure yapacak bambuyu satın alacak parası olmadığı için, aracıdan malzeme borçlandığını, yaptığı tabureleri her akşam bu yüzden satmak zorunda olduğunu ve bütün bu işten sadece 2 Cent kazandığını öğrenir. Borç para bulup, kendi malzemesini alabilirse de daha fazla kazanacağını…Malzemeyi alması için gerekli tutar ise 22 Cent’ti.
Bir hafta içinde bulundukları köyde öğrencileri ile araştırma yaparlar 42 borç alan insan tespit ederler, toplam borç aldıkları tutar ise 27 $’dan az…"42 ailenin çektiği tüm bu çile 27$’ın yokluğundan mı "der. Önce bu fonlamayı bireysel olarak yapar. Ancak o gece elinden iş gelen, çalışkan kırk iki kişiye kendi geçimlerini sağlayamayan bir toplumun parçası olmanın utancı ile uyuyamaz.
1976’da 42 kişiye ödünç verilen 27$’dan 1998’de 2.3 milyon aileye verilen 2.3 milyar Dolar'a; çok uzun ve zor bir yoldan geçerler.
Grameen Bank ve Mikro Kredi;
Grameen deneyimi ne kadar küçük olursa olsun, finansal sermaye verilmesi halinde yoksulların kendi yaşamlarında inanılmaz bir değişim gerçekleştirdiklerini göstermiştir.
Bazıları yalnızca 20 dolara; bazılarıysa 100 ya da 500 dolara gereksinim duymaktadırlar. Bazıları çeltik ayıklamak, bazıları pirinç işlemek, bazıları toprak çanak çömlek yapmak, başkaları da inek satın almak isterler.
İnsan toplumu çeşitli biçimlerde fırsat eşitliğini sağlamaya çalışmış, ancak yoksulluk sorununu çözümlenememiştir. Yoksullar devletin bakımına terk edilmiştir.
Devlet desteği ile başaranlar her ne olursa olsun, herkese fırsat eşitliğinin sağlanamadığı kuşkusuzdur. Devlet yardımı ile büyüyen çocuklar genelde bütün yaşamlarını yardım alarak geçirirler.
Tıpkı gıda gibi, kredi de bir insan hakkıdır. Her yoksul insana sorumluluk yükleme ve insanlık onurunu geri kazandırma güvencesi verilmelidir.
Grameen Bank dünyanın pek çok ülkesinde kredilerini teminatsız olarak yoksul insanlara vermekte, kredilerin geri ödemeleri ise haftalık olarak yapılmakta. Tutar olarak çok küçük ama yoksul insanları kendi yaratıcıkları ve becerileri ile açlık sınırından çekip, bu sınırın üstünde tutmaya çalışmaktadır. Hedef kitleleri daha çok yoksul kadınlar ve kredilerinin geri ödeme yüzdesinin %97’nin üzerinde olduğunu ifade etmişler.
Bir Grameen üyesinin yine Muhammed Yunus'un ağzından hikayesi:
"İlk kredi müşterilerimizden Ammacan Amina'nın öyküsü mikrokredinin bir sokak dilencisi için neler yapabileceğini göstermektedir. Ammacan'ın altı çocuğundan dördü açlık ve hastalıktan ölmüştü. Yalnızca iki kızı kalmıştı. Kendinden oldukça yaşlı olan kocasının da hastaydı. Yıllarca ailenin elince avucunda ne varsa tedavi olabilmek uğrunda harcanmıştı. Kocasının ölümünden sonra Amina'ya sadece onun evi kalmıştı. Kırk yaşındaydı. Bangladeş standartlarına göre yaşlıydı. Dünya normlarının aksine, Bangladeş'te kadınların ortalama ömrü erkeklerden kısadır (58,1 yıla 58,4 yıl). Okuma yazma bilmiyordu ve hayatında hiç para kazanmamıştı. Kocasının ailesi onu ve çocuklarını yirmi yıldır oturduğu evden kovmaya çalıştılar, ama o çıkmayı reddetti. Kapı kapı dolaşıp ev işi kek ve kurabiyeler satmaya çalıştı, ama bir gün geri döndüğünde kayınbiraderinin evin teneke damını sattığını, alıcının da kaldırmakta olduğunu gördü. Yağmur mevsimi başlamıştı. Üşüyordu, açtı ve yiyecek hazırlayıp satamayacak kadar da yoksuldu. Elinde olanla da çocuklarını besliyordu. Ammacan Amina gururlu bir kadın olduğu için, yalnızca yakın köylerde dileniyordu. Evinin damı olmadığından, muson kerpiç duvarları mahvetti. Bir gün döndüğünde evini yıkılmış gördü ve bağırmaya başladı. “Kızım nerede? bebeğim nerede?” Çocuğunu evin yıkıntılarının altında ölü buldu. Meslektaşım Nurcihan 1976'da onu tanıdığında Ammacan Amina hayatta kalan tek çocuğunu kollarında tutuyordu. Açtı, kalbi kırıktı ve çaresizdi. Ne bir ticari bankanın, ne de bir tefecinin ona borç vermesi söz konusu olamazdı. Ancak, Grameen kredileriyle bambu sepetler yapmaya başladı ve hayatının sonuna dek kredi müşterisi olmayı sürdürdü. Şimdi kızı Grameen'in üyesidir."
Birazda, arama motorlarından çıkan linkler:
http://www.rdc.com.au/grameen/home.html http://www.gdrc.org/icm/grameen-info.html http://www.microcreditsummit.org/press/grameen.htm
13.05.2001
Julia Mandelbrot
Son güncelleme 03.08.2002 22:52
|